Minimal İnvaziv Yaklaşım

Minimal invaziv yaklaşım günümüz diş hekimliğinde giderek önem kazanmaktadır. Bunu başarmanın yolu da erken teşhisten geçer. Diş hekimliğinde; zamanında, kesin ve doğru yapılan bir teşhis, başarılı bir tedavi uygulamasının ilk adımıdır. Minimal invaziv yaklaşım çerçevesinde, çürük riski altındaki bireylerde, enfeksiyon durdurularak çürük kavitesi olmayan demineralize mine ve dentin dokularının remineralizasyonunun sağlanması, bunların zamanla kontrol edilerek gereken önlemlerin alınması amaçlanmaktadır.

Diş Kliniği
Bu durumun gerçekleşebilmesi, ancak lezyonların kavite oluşmadan önce tanısı mümkün olduğunda söz konusu olabilir.

Minimal invaziv diş hekimliği klinik uygulamalarında hastalığın değerlendirildiği birinci aşamada (diagnoz aşaması) bireylerin çürük riski tespit edilir. İkinci aşamada (profilaksi fazı) remineralizasyon uygulamaları ile hastalığı kontrol altına almak amaçlanır. Üçüncü aşamada minimal invaziv operatif tedaviye ihtiyaç değerlendirilir ve restorasyon kararı verilirse dokuda en az hasarla işlem yapılır. Klinik uygulamalarda hastanın düzenli olarak kontrol randevularına gelmesi dördüncü aşamadır. Hastalar çürük risk grubuna göre 3 ile 6 ay arası kontrollere çağırılır. Yapılan işlemlerin başarılarının değerlendirilmesi kontrol randevularında tespit edilir. Minimal invaziv diş hekimliği uygulamaları ile dişlerin uzun süre sağlıklı kalması sağlanır ancak bu işlemlerde en önemli faktör hastaların uygulanan minimal invaziv yaklaşım konusunda motive edilmesidir.